İstidrâc

Millete ver canını
Ocağını, şânını
Bir âşık olsan bile
Feda et cânânını

Ziya GÖKALP

Akıl, insanın külahında bir çividir. Yumruk yemeden kafasının içine girmez. (Arnavut Atasözü)

Zihniyet, bilgiyi göreceli akla göre filtreler ve doğru, kimsenin tekelinde değildir. Politik vaazlar böyledir, herkes itiraz etmeyi düşünmeksizin dinler ve unutur. Fakat biz unutmayız ve itiraz etme erdemini gösteririz. Biliriz doğru olsak ok gibi yabana atarlar, eğri olsak yay gibi elde tutarlar. Oysa hakikatin hatırı, dostun hatırından âlidir. Mühim meselelerde ”Aşık susarsa, arif konuşursa helak olur” lafını tersyüz etmek iktiza eder. Ülkümüz; artık yayınevlerinin herhalde kuruluş maddesi hükmünce yayımlamak zorunda olduğu Sabahattin Ali’nin kitaplarından, Kuyucaklı Yusuf romanının sonunda atın üstündeki Muazzez gibi. Can çekiştiğini biliyoruz ama görmek istemiyoruz. Bakamıyoruz solan çehresine, süzülen gözlerine. Bir gülümsese atın ciğerini parçalayacağız. Tozu, dumanı uzay boşluğuna şahlandıracağız. Akan kanına merhem olamıyoruz. İlacı yerin altında, kökleri derinde olsa ne yazar oysa? Magmadan söker alırız onun için. Ama biz beyhude koşturuyoruz bu atı. Yol aldığımızı, ilerlediğimizi zannediyoruz. Ülkünün ruhu bizi terk etti azizim. Gerçek bekâya irtihal etti. Hedef ve gayemiz de buğulu, görünmüyor artık. Rotasını kaybetmiş gemiye rüzgar hükmediyor, oradan oraya savuruyor ve biz hâlâ yol aldığımıza inanıyoruz. Ağaçtan düşen yaprak misali, oyuncağıyız muktedirin. Savurduğu yerleri, aslında varmak istediğimiz durak gibi tevil ediyor acınası vicdanımız. Biz ülkümüzün bu derin yarasına merhem olacak fikirleri niye terk ediyoruz? Çünkü rüzgarın sürüklemesi çok tatlı, ona teslim olmak çok rahatlatıcı, çok kolay. Düşünmeyi feda ediyoruz miskinliğe. Biricik davamızı, çilemizi, ufkumuzu satıyoruz mütehakkimin bekâsına. Bize meskenet-fiken lazım. Ülkümüzü öldürmeseydik bize derdi ki ”Ucuz, gündelik çıkarların esintisi ile değil; ikbâl vaatlerinin fırtınasıyla bile eğilmeyen nesildin sen, heyhât.”
Va esefa.

Dilimizde tüy bitti efendiler. Nail-i terakki için, teati-i efkar şarttır dedik size. Bizim yaraya merhem olacak fikirlerimiz, irademiz vardı. Tüm vücudumuz ve benliğimiz ülkümüzün, yarimizin yarasını kapatsın; biz onda yok olalım derdik. Yani artık onu yaşatalım, onunla yaşayalım. Yarimiz minnetle yad etsin, okşasın dokusunun fedaisini. İz bırakalım. Peki, nankörlük nedir? Yarimiz bir gün artık o yara izinden rahatsız olup, uğruna canımızı vererek ancak yaması olma şerefine eriştiğimiz derisini yenilemek istediğinde buna üzülmektir, kırılmaktır. Bizim için vazife tamamdır, yeter ki ülkümüz yaşasın. Bu yaralı ülküye ardıllarımız, onu yenileyip, ilerletmek yerine başka bir dikiş tutturmaya çalışıyorlar. O dikiş o deriye zararlıdır, iğretidir; onu korumaz, onu sevmez, onu tanımaz. Canı yanar mı, duymaz. Yarin gözünden yaş gelir, anlamaz. İğnesini derisine geçirip ona sinsice nüfuz eder ve onu koruduğuna inandırır. Ülkünün gözlerine bakın, görmez misiniz? Söylediklerini işitin, duymaz mısınız? Canı yanıyor, etinizi sıkıyor, hissetmez misiniz? İsmet Tümtürk’ü hatırlasın pas tutmuş zihinleriniz. ”Politikanın oportünist ölçülerini ve taktiklerini, ülkülere tatbik etmeye kalkarsan onun kudret kaynağını baltalamış olursun.” demişti. Siz bizatihi gaflet değil, hıyanet içindesiniz. Zira baltayı taşa değil, ülküye vurdunuz. Ense köklerimizden biçtiniz. Mâşuk bırakmadınız ki âşık kalsın. Gemiden attınız bizi, ufuk çizgisine mıhladığımız kültürel sermayemiz dalgalarla boğuşuyor. Pervaneniz su yutturuyor, cümleler ağzımızda acı bir tuz. Siz efendiler, yeni tayfalarınız ve kaptanınızla rüzgarın sefahatine dalın; zira yolcu olan sizsiniz. Biz sesimiz duyulmasa da boğulmayacağız.

Meselemiz; karıncaya yem olacak tohumun, kasırgalara kafa tutacak meşeye dönüşebilmesidir. Mefkûre menfaati boğar, sermaye imana yenilir azizim. Ülkümüz, Enver Paşa’nın babasına hitabından ilhamla bais-i hayat-ı necatımızdır. Bu ülkünün muhtevası, dünyayı kavrayış biçimi, görüş zaviyesi, güçlü-zayıf tarafları, 21.asrı idrak kapasitesi, yeni ve güçlü özgün bakışın eksikliği sonra tartışılacaktır. Bunun faydası ne? Mahz-ı hikem.

Biraz mülâhazanız yok mu? Dinleyin, okuyun!
Ne söylüyor ukalânın sühan-verânı görün!  (Muallim Naci)

Derken zaman geçti, sular duruldu. Koparılan çiçekler bahara engel olamadı. Düşen yapraklar yeniden yeşerdi. Yorgun bedenimiz kıyıya vurduğunda şans eseri nefes alıp veriyordu. Lakin fikirlerimiz kıyıya yüzerek çıktı. Ne yorulmak bildi, ne ümitsizlik. Sadık yarlığı kara topraktan yeniden doğuran atımız sahilde bizi bekliyordu. Semt adı olan vefayı da yeniden devşirendi o. Ülkümüzle varacağımız hedeflerimizin aracıydı, kızıl elmanın küheylanı, cesaretimiz ve kararlılığımızın sembolüydü. Yelelerinden özgürlüğü haykırıyordu, onların rüzgarına rağmen. Onu arkasına alıp gidenlere, yalnızlığımızın onuruyla mukabele ediyordu. Düşünsel yolculuğumuzda ülkümüz bizi bekliyordu. Tam anlamıyla bir aynül lika idi. Nihayet onu bulduk. Kanımız donarak gördük ki bir yol kenarında çakalların, akbabaların ve sineklerin ziyafeti olmuştu. Yenilen o, ciğeri sökülen bizdik. Uğruna yaşadığımız ve yaşattığımız mukaddes emanetin ahvali bugün bizi anlatır, bizi söyler. Ne acınası bir yazgıdır bu, gençliğimizin mersiyesidir. Sıdk ile zafere değil, sefere memur olan mertliğimiz bu echel tavrınıza aynür rıza ile bakamazdı elbette. Bizi hasret çölünde maşuğun varlığına susattınız. Kemal Sayar’dan mülhem ”Bırakın hakikat incitsin sizi, bir yalan avutacağına.”

Şimdi soruyorum; menfaati, konumu, makamı, çıkarları uğruna işini görene kadar onu yanına alıp kullanan ve amacına ulaştığında onu bir kenara atan bu insanlar; çakallardan, akbabalardan, sineklerden daha mı azizdir?

Bir üstada olsam çırak 
Bir olurdu yakın ırak 
Kemiğimi yapsam tarak 
Yâr zülfünün tellerine


Seyranî kaldır parmağın 
Vaktidir Hakka durmağın 
Deryaya akan ırmağın 
Katre olsam sellerine

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.